URFA SAHİPSİZ Mİ?

Article

Urfa sahipsiz mi?

Tarihin kadim şehirlerinden olan peygamberler şehri Şanlıurfa son yıllarda sahipsizliği ile hep konuşuldu. Tarihi ve kültürel mirası bin yıllar öncesine dayanan Şanlıurfa bu miraslardan istifade edemiyor. Bir tarım kendi olan Şanlıurfa’da insanlar hep ırgat olarak batı illerinde tarım işçisi olarak çalıştı ve halende maalesef bu durum devam ediyor.

Şanlıurfa’da kime sorsanız hemen hemen herkes Urfa’nın sahipsizliğinden yakınır durur. Birçok peygamberin yaşadığı topraklar olan Şanlıurfa tarihin derinliklerinden gelen izler taşıyor. Tarihi mekanların çokluğu örneğin Hz. İbrahim makamı, Hz. Eyüp makamı, Hz. Şuayb şehri, tarihin ilk üniversitesinin yapıldığı Harran Üniversitesi, Eyüp Nebi köyü ve Göbeklitepe saymakla bitmeyecek kadar çok olan tarihi mekanlar...  Ve son olarak cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olan GAP projesi, değil Urfa’yı Güneydoğu'yu sulayacak olan Atatürk Barajı'nın suyu Şanlıurfa’nın etrafında bulunan Mardin ve ilçeleri yanı sıra Şırnak’a kadar gidiyor. 

Her gün başka başka il ve ilçelere ulaştırılarak tarlalar sulanıyor. Maalesef zaman zaman basına düşen haberlerde Harran Ovası'nın Suriye sınırına yakın onlarca köye ulaşmıyor. Barajın dibinde bulunan köylerde de ekinler susuzluktan kuruyor. Köylünün ve çiftçinin feryadını duyan olmuyor. Merkezi Şanlıurfa olan Urfa fıstığı Antep fıstığı olarak biliniyor. Antepliler Urfa’da yetişen fıstığın patentini almışlar. Verimli toprakların bulunduğu Şanlıurfa’da pamuk, buğday ve biber dışında neredeyse başka ürün yetiştirilmiyor. Oysa bu topraklarda ve iklim şartlarında yetiştirilemeyecek ürün yoktur. 

Her şeyi dışardan alıyoruz. Alternatif ürünlere teşvik edilmiyor. Kimsenin ne yetkililerin nede çiftçilerin böyle bir derdi ve endişesi yok gibi. Oysa batı illerinde durum böyle midir? Çok iyi hatırlıyorum Adana’nın İmamoğlu ilçesine karpuz serasında çalışmak üzere gitmiştik. Çoluk çocuk kamyonlara istiflenerek götürülmüştük. Tarlasında aylarca çalıştığımız adamın 50 dönüm arazisi vardı ve yanında 30 kişi çalışıyorduk. Adamın varı yoku o 50 dönümlük arazisiydi... Ama biz çalışmaya giden ailelerin Urfa’da 300 dönüm civarı arazileri vardı ve buna rağmen ırgat olarak çalışıyorlardı.

Tarihi mekanlardan turizm açısından istifade edilemiyor. Etkili ve yetkililer Urfa’nın tarihi yerlerinin tanıtımını hiç yapamadılar veya çok cılız yaptılar. 12 milletvekilinin bulunduğu Şanlıurfa’ya liste başı olarak bölgeden olmayan Urfalı hiç olmayan Faruk Çelik defalarca milletvekili yapıldı.

İşin ilginç diğer bir yanı tarım kenti olan Şanlıurfa milletvekili Faruk Çelik Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanı yapıldı. Ne tarımda ne de alternatif ürün yetiştiriciliğinde kısacası tarım alanında hiçbir şey yapılmadı. Hepsi kağıt üzerinde projede ve konferans salonlarının dört duvarı arasında kaldı.  

Buna rağmen referandum sonrası evet oylarının çok yüksek çıkmasının ödülü olsa gerek yeni kabine değişikliğinde Faruk Çelik yer almazken Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığına Şanlıurfalı olan Ahmet Eşref Fakıbaba getirildi. 

Daha önce iki dönem belediye başkanlığı yapmış olan Fakıbaba bir nebze olsa umut oldu. Fakıbaba yeni belediye başkanı olduğunda çok iyi hatırlıyorum herkes Fakıbaba değil Fakirbaba diyordu. Ak Parti’ye rağmen bağımsız girdiği  ikinci belediye başkanlığı seçimlerinde Urfalıların verdiği destek ile tekrar belediye başkanı olmuştu. 

Fakıbaba Sahipsiz olan Urfa’ya sahiplik yapabilecek mi? Barajın suyunu Urfa’nın diğer ilçelerine ulaştırabilecek mi? Hepsinden önemli çiftçilerin feryadını duyabilecek mi? 

Yoksa eski tas eski hamam devam mı edecek ölmezsek birlikte göreceğiz.


Yazar Hakkında

Toplam

6

Makale

Mehmet DEMİR

Önceki KEŞKE HEP SEÇİM (HİZMET) OLSA!
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.