ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI SEKÜLERİZM

Article

Eyüp Baydıllı
 
Çağımızın en büyük hastalığı olan sekülerizm (dünyevileşme) bu dünyevileşme bile hayatımızda, yaşantımıza ve ibadetlerimize kadar hâkim olmuş durumda. Bizlere ahireti unutturup, Dünya’yı sevdirip böyle bir yaşamayı bizlere öğretmeye çalışıyor. Peki, kardeşlerim soruyorum sizlere, biz bir Müslüman ferdî olarak bu dünyevileşmeye karşı ne yapıyoruz?
 
Şimdi öncelikle bu dünyaya neden geldiğimizi, niçin gönderildiğimizi ve neler yapacağımızı bilmemiz gerekiyor. Bunu öğrenmek içinde bizim tabi olduğumuz dinimizi yani ‘İSLAM’ı öğrenmemiz gerekiyor.  
 
Dünyevileşme olan hastalık gün geçtikçe yayılmaya ve bir virüs gibi Müslüman toplumun içerisinde dolaşmaya devam ediyor. Bizler maalesef bu hastalığa karşı kendimizi nasıl koruyacağımızı bilmiyor. Bu yüzden bu hastalığa hemen yenik düşüp yakalanıyoruz. Biz Müslümanlar olarak bu hastalığa karşı kendimizi ve sevdiğimiz insanları koruma altına almalıyız. Bu koruma altına alma nasıl olacaktır değerli kardeşlerim, dilimizin döndüğünce bundan biraz sizlere bahsetmek istiyorum. Şimdi herkes Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’in veda hutbesini biliyor sanırım. 
 
Tabi ki efendim! Peygamber Efendimizin veda hutbesini nasıl bilmeyiz, bu da nasıl bir soru diye söylediğinizi duyar gibiyim kardeşlerim. Peki, veda hutbesini biliyoruz da orada anlatılanların ne kadarını hayatımıza uyguluyoruz. Peygamberimiz ümmetine yani bizlere diyor ki; ben size iki şey bırakıyorum. Kim ki bunlara sımsıkı sarılır ve bırakmaz ise Allah’ın izni ile doğru yoldan sapmaz. Peki, bu iki şey nedir?
 
Allah’ın kelamı olan Kur-an-ı Kerim’dir. Allah’u Teâlâ’nın ilk ayeti bile “OKU” yaradan rabbinin adı ile oku. Peki, kardeşlerim bizler okuyoruz ama neyi okuyoruz ve neye göre okuyoruz? İkincisi 'benim sünnetimdir' diyor. ”Bizim burada yapmamız gereken kardeşlerim Kur-an-ı kerimi öğrenip okumak, anlamak ve hayatımızın her safhasına katmamız gerekiyor. Ondan sonrada Peygamber Efendimizin hayatını öğrenip bize bıraktığı güzel sünnetlerini öğrenip yapmamız ve bunları çevremizdeki insanlara anlatmamız ve yaşamaları için de gereken bilgiliyi vermemiz gerekiyor.
 
Bakın Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) efendimiz veda hutbesinde neler söylüyor…
 
Benim dışımda benden sonra peygamber görevlendirilmeyecektir. Sizin dışınızda ümmet de olmayacaktır. Rabbinizi ilah tanıyın, candan Müslümanlar olarak Rabbinize teslim olun, saygıyla Rabbinize kulluk ve ibadet edin. Rabbinizin şeraitine boyun eğin, adabına, erkânına riayet ederek beş vakit namazı aksatmadan aşikâre kılın. Vicdanı, serveti, sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekâtı verin. Ramazan orucunu tutun. Yöneticilerinize itaat edin ki Rabbinizin cennetine girersiniz.
 
Dünyanın kandırıcı işlerine öyle dalıp gidiyoruz ki kardeşlerim. Biz ne yaptığımızın ve nereye gittiğimizin hiç farkında bile değiliz. Belki bu dünyada güzel bir şekilde, güzel bir hayat yaşayabilirsiniz. Müslümanım demek dille söylemek ile bitmiyor, önce kalbinle kabul edeceksin ve ondan sonra da dilinle söyleyeceksiniz. Bunları yaptıktan sonra da bir Müslümanın neler bilmesi gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Ama Müslüman bir şahsiyetin nasıl yaşaması gerektiğini bilmiyorsanız, vallahi hüsrandasınız. Bunu unutmayalım ki bu fani olan dünyada fakir insanlarda var ama gerçekten rabbine şükür eden imanlı fakirlerdir. Allah’tan korkar ve Allah’ın dediği çizgide hayatlarını sürdürmeye çalışırlar. Allah öyle adaletlidir ki zengin olan insanında gidereceği yer ve fakir olan insanın da gireceği yer iki metrelik mezardır değerli kardeşlerim. Eğer bizler İslam’ı hayatımıza katmaz ve yaşamazsak vallahi ahiret hayatında halimiz hiç de iyi olmayacaktır. Allah muhafaza dünyayı sevip, ahireti unutursak işte bizler o zaman kaybedenler listesine gireriz.
 
Rabbim bizleri o kaybedenler listesine değil de, İslam’ı doğru anlayıp yaşayan ve kazananlar listede adımızı yazmayı nasip eylesin. Adımızın o kazananlar listesine gire bilmesi için hayatımızı İslam dininin ve Peygamber Efendimizin söylediği şekilde yaşamaya gayret gösterelim ki ahireti kazananlardan olalım değerli kardeşlerim. Bu şekilde düşünüp baki olan hayata götüreceğimiz çuvalımızın içerisine hayırlar ile doldurmamız gerekiyor. Rabbim bizleri sırtımıza koyduğumuz çuvalımıza sürekli hayırlar koyan ve hayırlar ile dolduran kullarından eylesin inşallah. Amin. 
 
 
Burada sözlerime son verirken kardeşlerim, tabi ki yazmak istediğin çok şey vardır. Biz önce kendi hayatımıza dönük bir bakmamız gerekiyor. Biz kendimizi değiştirme yoluna gitmeliyiz ki, ondan sonra başka insanlarında değişmesini ve kurtuluşu için çaba harcamalıyız. Allah bu yazımı okuyacak olan tüm kardeşlerimden razı olsun inşallah. Âmin…
 
SSelam ve dua ile...
 
 
 

Yazar Hakkında

Toplam

7

Makale

SİZDEN GELENLER

Önceki HALEP’TE ÖLENLER KİM HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ?
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.